çakmak ~ چاقماق
Lugat-ı Ebuzziya - çakmak ~ چاقماق maddesi. Sayfa: 410 - Sira: 12

Lugat-ı Ebuzziya, Ebüzziya Tevfik Bey Sözlüğü; çakmak maddesi. osmanlıcada çakmak ne demek, çakmak anlamı manası, çakmak osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte çakmak hakkında bilgi. Arapça çakmak ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada çakmak anlamı
Lugat-ı Ebuzziya - چاقماق çakmak ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
çakmak ~ چاقماق güncel sözlüklerde anlamı:
Çakmak :::
- Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
Örnek: Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı. B. Felek - Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti.
- Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni.
- Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı.
- Vurarak sokup yerleştirmek.
- Çivi ile tutturmak
- Kazık çakıp hayvan bağlamak.
- Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak.
- Parıldamak, ışık vermek
Örnek: Bütün gözler çakar şimşekler gibi parlıyordu. A. Ş. Hisar - Saplamak
Örnek: Bir tanesi altısına yeterken, ben altı kurşunu bir tanesine çakıverdim. A. Gündüz - Sezinlemek, anlamak, farkına varmak
Örnek: Vallahi çaktı mı çakmadı mı anlayamadım. Parasını aldı, tüydü. S. F. Abasıyanık - İçki içmek.
çakmak ::: anlamak, bilmek, mıhlamak, saplamak, vurmak